Ülkemizde ve Dünya’da Nükleer Enerji

2
549

NÜKLEER ENERJİ

Nükleer enerji, en temel anlamda atomun parçalanmasıyla açığa çıkan enerjidir.  Çok yüksek seviyedeki bir enerji açığa çıkmaktadır. Atom bombasının bu  tür bir enerji olduğunu hatırlarsak açığa çıkan enerjinin büyüklüğü daha iyi göz önüne alabiliriz.

Radyoaktif element olan uranyumun (zenginleştirimiş uranyum yani saflaştırılmış) reaktör içinde nötron bombardımanından sonra parçalanarak yüksek enerji açığa çıkar. Bu enerjiden su ısıtılır ve  kızgın su buharı elde edilerek  türbinlerin döndürülmesiyle elektrik enerjisi elde edilir. Bu enerjinin yanı sıra radyoaktif element olan uranyumun radyasyon yaymasıdır ve bu radyasyon sürekli bir olgudur. Zaten hayatımızda belli bir seviyede radyasyona maruz kalıyoruz.( cep telefonu, mikrodalga fırın v.b) Ancak nükleer santraldeki iyonlaştırılmiş uranyum, hücrenin genetik materyali olan DNA’yı parçalayabilecek kadar enerji taşımaktadır. DNA’nın zarar görmesi ise hücreleri öldürmektedir. Bunun sonucunda doku zarar görür. DNA’da çok az bir zedelenme,kansere yol açabilecek kalıcı değişikliklere sebep olur.Bu yüzden nükleer santralin en önemli sorunu ortaya çıkan atıklardır. Çevreye zarar  vermemesi için çok dikkatli muhafaza etmeliyiz.

Nükleer enerji, çevresel koşullar göz önüne alınarak yapıldığında çok verimli ve çok ucuz  bir enerjidir.

1 kg nükleer yakıt(saflaştırılmış uranyum) =100.000 kg kömür =600.000 petrol kg

Öyle ki 1 kg nükleer yakıttan elde ettiğimiz enerjiyi ancak 100.000kg kömür veya 600.000 kg petrolden elde edebiliriz. Kömürle çalışan termik santralde ortaya çıkan kömür tozlarının çevreye ve insan hayatına verdiği zararlarını düşünürsek ve doğal enerji kaynaklarının azalmasıyla nükleer enerji düşünülmesi gereken bir enerjidir.

Şuan ülkemizde inşaatı devam eden 2 adet nükleer santral vardır. Bunlar 2023 de faaliyete geçmesi planlanan Sinop nükleer santral ve 2020 de faaliyete geçmesi planlanan Mersin’de bulunan Akkuyu Nükleer santraldir.

Bu santrallerin yanı sıra son günlerde doğal ve güzel bir bölge olduğu insanların sosyal medyada büyük tepki gösterdiği Kırklareli İğneada bölgesinde 3. bir nükleer santral yapılması planlanmaktadır.

Nükleer santrale sahip ülkeler

ABD, Almanya, Arjantin,Belçika,Birleşik Krallık,Brezilya,Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Çin Halk Cumhuriyeti, Ermenistan, Fransa, Finlandiya, Güney Afrika, Güney Kore, Hindistan, Hollanda, İsveç, İsviçre, İspanya, Kanada, Litvanya, Macaristan, Meksika, İsrail, Japonya, Romanya, Rusya, Slovakya, Slovenya, Çin Cumhuriyeti, Ukrayna, İran

Nükleer santral inşa eden ülkeler

ABD, Arjantin, Beyaz Rusya, Brezilya, Bulgaristan, Türkiye, Fransa, Finlandiya, Güney Kore, Hindistan, İran, Japonya, Kuzey Kore, Moğolistan, Pakistan, Romanya, Rusya, Ukrayna, Birleşik Krallık

İlk kez veya yeni nükleer santral kurmayı düşünen ülkeler

Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri,  Cezayir, Çek Cumhuriyeti,  Ermenistan,  Fas,  Güney Afrika,  Endonezya, İsrail, İsveç, İsviçre, Kanada, Kazakistan, Libya Litvanya, Meksika, Mısır,  Polonya,  Slovakya, Suudi Arabistan, Şili, Türkiye, Umman, Vietnam

Daha önce nükleer santrali bulunmuş fakat şu an bu santralleri devre dışı olan ülkeler

Avusturya, Danimarka, Filipinler, İtalya, Kazakistan

Hiçbir zaman nükleer santral bulunmayan bölge (Nükleersiz bölge)

Yeni Zelanda

Dünya bu enerjiyi kullanıyor veya kullanmak istiyor dersek yanlış söylemiş olmayız. Hem de gün ve gün enerjinin öneminin arttığı bu dünyada her ülke az zamanda ve az maliyetle yüksek enerji elde etmek istemektedir. Bunun yanında doğal enerji kaynakları olan rüzgar enerjisi, güneş enerjisi gibi kaynakları tercih eden Yeni Zelanda gibi ülkelerde vardır.

Enerji ihtiyacımızın büyük bir bölümünü dışarıdan karşılayan bir ülke olarak altını çizerek belirtmeliyim ki öncelik çevre ve insan olmak şartıyla bizde bu teknolojiyi öğrenmeli, kullanmalı ve geliştirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

nükleer santral

 

Yazan: Sami Çınar

2 Yorumlar

CEVAPLA