Teknoloji ve Verimlilik Doğrudan Orantılı!

0
476

Massachusetts Institute of Technology (MIT) Sloan School of Management bünyesinde yer alan Dijital İş Merkezi Direktörü ve Bilişim Teknolojileri Profesörü Erik Brynjolfsson, organizasyonlarda bilgi ve bireysel verimliliğin değerine odaklı projeler yönetmesiyle biliniyor. Teknolojinin verimlilik üzerindeki etkisini çeşitli yöntemlerle ölçmeye çalışan bu projeler, günümüzde nesnel olarak değerlendirmesi en zor konuları hedefliyor.

Bilgi çağında nitelikli insan varlığının işe olan katkısını ölçmeyi hedefleyen ve soyut kavramlar gibi görünse de somut sonuçları olan bu projelerde teknolojinin ekonomik büyümeye, endüstriyel değişimlere ve işgücüne nasıl etki ettiği araştırılıyor.

Örneğin, MIT Dijital İş Merkezi’nde üç profesörün katıldığı bir araştırma, güçlü e-posta iletişim ağlarına sahip olan çalışanların görece olarak daha zayıf bir iletişim ortamına sahip olan çalışanlara göre çok daha verimli ve rekabetçi olduğunu ortaya koydu. İletişim sayesinde bireysel “bilgi noktası”na (information hub) dönüşen bu çalışanlar, aynı sürede verilen işleri çok daha hızlı tamamlayıp firmalarına daha fazla gelir sağlayabiliyorlar.

MIT Dijital İş Merkezi’nde Direktör Erik Brynjolfsson’ın bir mezunu ile NYU Stern School of Business’da asistan profesör olan Dr. Sinan Aral ve Boston Üniversitesi İş Yönetimi kürsüsünden Dr. Marshall Van Alstyne’ın katıldığı araştırma, beş yıllık bir çalışmanın sonucu. Cisco Systems tarafından desteklenen araştırma kapsamında, bilim insanları, yönetici işe alımıyla uğraşan bir firmanın e-posta trafiğini 10 ay süresince analiz ettiler. Araştırmaya gönüllü katılan çalışanların mahremiyeti kapsamında e-postaların içeriği şifrelenerek e-posta akışıyla çalışanların iş yükü arasındaki ilişkiler incelendi.

Araştırmacılar, belli şifreli sözcüklerin akışını izleyerek çalışanların iş yükü, proje tamamlama süreleri ve gecikmeleri telafi etmeleri konusundaki eğilimleri izledi. Bu çalışma araştırmacılara Bilgi Çağı’nda teknolojik olanakların kişilerin performansına nasıl etki ettiğini ve potansiyellerini nasıl kullandıklarını göstermesi açısından önemli bulgular sağladı.

Brynjolfsson’a göre insanlar, uzun yıllar bilgi çalışanlarının verimliliğini ölçmenin güç olduğunu düşünüyor. Bu özellikle işgücünün yüzde 70’i bilgi çalışanlarından oluşan ABD için yanıtlanması gereken sorulardan birini oluşturuyor. Artık veri madenciliği teknikleri kullanılarak, elektronik bilgi akışlarındaki şablonlar saptanabiliyor, organizasyonlar için de bu şablonlardan hareketle bilgi akışı ile verimlilik arasındaki etkileşimler ölçümlenebiliyor.

Üç bilimadamının yaptığı çalışma Bilgi Çağı’nın verimliliğe etkisini açıklayan şu bulguları ortaya koymuş:

 

Bilgi teknolojileri, çoklu görevleri (multi-tasking) olanaklı kılarak verimlilik sağlıyor

Bilgi çalışanları, e-posta iletişimini ve veritabanlarını aynı anda kullanma becerisiyle aynı anda birden fazla projeye odaklanabiliyor. Bu da projelerin tamamlanma süresini artırarak çalışanların kendiliğinden yeni projeleri üstlenmesini ve gerçekleştirmesini hızlandırıyor.

 

Çok-görevliliğin de bir sınırı var

Bireyin kendi potansiyeli içinde çok-görevli çalışmasının bir sınırı var. Araştırmacılar çoklu görevlerin belli bir noktadan belirsizliği artırdığını ve verimliliğin önünde bir engel oluşturabildiğini söylüyor.

 

Bilgiye erişimin sağladığı verimlilik kazançlarına dikkat

Çalışanların e-posta erişimlerinde alışılmadık sözcüklerin (novel words) artışı da analiz edilerek bu artışın verimliliğe yansıması ölçülmüş. Bu araştırmada ortalama bir çalışanın iletişimindeki her 10 alışılmadık sözcüğün şirket gelirlerinde çalışan başına 700 dolar katkı yaptığı anlaşılmış.

 

E-posta akışları, ortak bilgilerle kişilerin anlaşmasını kolaylaştırıyor

Çalışanlar arasındaki e-posta akışları sadece bilgi taşımakla kalmıyor, kişiler hakkında da geçmiş çalışma deneyimleri ve cinsiyet vb. gibi demografik bilgiler verebiliyor.

 

Farklı insan networkleri yüksek verimlilik sağlıyor

Çalışanlar şirketin bilgi akışı içinde e-posta trafiğinin yöneldiği bağımsız “bilgi noktaları”na dönüşürken kendilerine gelen alışılmadık veri (novel information) kümelerini değerlendirme konusunda, iletişimi daha kısıtlı diğer çalışanlara göre çok daha verimli olabiliyorlar.

 

kaynak

Henüz Yorum Yok

CEVAPLA