Tasarım Yeteneği Herkeste Olabilir mi?

0
709

Milenyumun ilk yıllarına kadar meslek seçimlerimizde baba mesleği, ailenin uygun gördüğü ya da imkansızlıklardan ötürü yapmak zorunda kaldığı mesleği seçmek etken oluyordu.

     Toplumumuzda doğuştan gelen yeteneği yada geliştirilebilecek olan potansiyel yeteneği okuyabilme bilinci henüz yoktu. Toplum bilimciler, psikologlar ve bunlara bağlı olarak dallanan araştırma grupları ortaya çıkana kadar da herkes halinden memnun görünüyordu. Sadece tek kanallı iletişim kısıtını da unutmamak gerekiyor.
    İletişim çeşitlerinin artması ile birlikte  bazı pencereleri ve kapıları aralamaya başaran beynimiz karma karışık bir hal almıştı. Korkular vardı. Bu açığı farkeden işbilimciler insan kaynaklarının gereklilikerini yaymaya başlamışlardı ki benim asıl milenyum dediğim 2005 sonrası dönem insanları seçme ve seçilme haklarını sonuna kadar kullanmaya başladı. Artık mal ve hizmetten önce kendini pazarlama tekniği çok gelişmişti.
20121214-chasm-sketch
    İşverenler ne istediğini öğrenemeden önce iş isteyenler ne istediğini öğrendi ve kısıtlı bir iş çevresi içerisinde firma firma aradığını bulmaya çalışır hale geldiler.
    Yetenekler kişinin gizli benliği içerisinde ya keşfedilmiş ya da keşfedilmeyi beklediği, varlığı inkar edilemeyeceği özelliğidir. Bu özelliği dışarıdan biri tarafından farkedilebilir de yada hiç farkedilmeden onunla beraber yok olup gidebilir de.
     Birde kendinin farkettiği ama bir türlü aksiyon durumuna getiremediği bir durum da söz konusu. Bu  kimseler ise ne yapacağını bilmeden, yarı mutlu yapmak zorunda kaldıkları işleri yapmak durumunda kalırlar.
     Bir insana verilmiş en büyük yetenek muhakkak tasarımcılıktır. Mükemmel üstü bir yaratıcının, tasarım gücünün bir göstergesi olan insan, yaratıcısının bu özelliği ile donatılmıştır. Biliyoruz ki yaratan adaletli bir dağıtım yapmış ve mükafatlandırmıştır. Bu bağlamda herkesin içerisinde kendine özel bir alanda yaratma özelliği vardır.
    “Evrim” içerisinde olduğumuz gerçeğini ihmal etmemeliyiz. Henüz yemek yeme içgüdüsünden başka bir kabiliyete sahip olmayan insanoğlu evrenin sınırlarını aşmaya çok yaklaşmıştır.
     Her yeni yüzyılda doğan çocukların bilgi dağarcıkları hepimizin dilinde. Teknoloji ile birlikte daha farklı evrimlere sahip bir nesil geliyor dünya ya.
     Tasarımcılık herkeste olabilecek bir yetenek midir? Durup  dururken eleştirmek, şikayet etmek, analiz etmek muhakkak içeride birşeylerin çalıştığının emaresidir.
     Öğrenilebilir ve geliştirilebilirdir. Eksikleriniz var ise bilgi olarak, bazı parçaları birleştirmeniz zor olacaktır. Öğrenebilme hızı denen kabiliyetimiz bizi tasarımcılık konusunda nerede olduğumuzu gösterebilir.
     Sadece ilk çizgiyi atmak çok önemlidir. T harfinden uçak, y harfinden rekor çıkartan beyinlerin ihtiyaç duyulan bu malzemeleri yaratmak isterken eskizlerinin mantıklı olduklarını düşünmüyorum.
      Beyin harika bir yorumlayıcıdır. Yorumlama hızına bağlı olarak sizler iyi bir tasarımcı da olabilirsiniz. Sadece hangi alanda hayalperest olduğunuz önemli.
     Hayalini kurabildiğiniz herşey muhallak bir temelle beyninizin içerisinde dolaşıyor.
     Benim size önerim o ilk çizgiyi atın. Kimsenin size alay etmesini düşünmeyin. “Bilim Allah’a karşı geliyor.” denilerek taşlanan bilimadamlarının temelleri üzerinde yükseliyor.
     Eğer doğuştan bir beyne sahip ve bu beyin size öğrenme yetisini kusursuzca sunuyorsa, yaratıcının mesajını okuyabilmeniz gerekir.
     Mesleklerimizi  seçerken yeterli bilgi sahibi olamayabiliriz. Tercihlerimizde birçok dış etken bizi etkilemiş olabilir. Ama yapmak  istediğimize bir başlangıç için engel teşkil etmez.
      Eğer aklınızdan geçen bir tasarımınız var ise beklemeden o ilk çizgiyi atın ve onu işleyin.
      Attığınız  o saçma çizgi sadece sizi değil, evreni dahi değiştirebilir.

Henüz Yorum Yok

CEVAPLA