Proje Koordinatörlüğü Deneyimim-2

0
519
Daha önceki makalemde belirtmiş olduğum üzere, şuan çalıştığım firmaya tecrübesiz bir personel olarak başlamamıştım.

Beklentinin imalatın kontrol altında, planlı yürümesi çalışmalarına dahil olmam olması, beni kariyer yaşantımda bir basamak atlamamı sağlamıştı.
Atölyecilikten fabrika düzenine geçiş sancılıdır. Büyüyen firmanın artan ihtiyaçlarını karşılamaya direnç oldukça güçlü olmaktadır. Bu direnç eksiklerin farkında olan işçi gurubuna bahane üretmek konusunda en sağlam kozu vermekte.
Yasaların ülkemizde çalışma saatlerine getirdiği kısıtlamayı hepimiz biliriz. Oysa ülkemizin üretim alanındaki yetersiz politikaları, rekabet ortamının artmasından daha ziyade merdiven altı dediğimiz işletmelerin artması ile birlikte şirketler aldıkları siparişleri  daha erken vermek çabasına girmektedir.
Ülkemizde parasını erken almak isteyen işletme sahibi ve ürünün en erken vakitte almak isteyen müşteri profili çalışanların daha fazla çalışmasını gerektirmekte. Bu yüzden mesai saati kısıtlaması birçok firmada sağlanamamakta.
Bu noktada işveren ile işçi arasındaki diyalog çok önem kazanmakta. İşçisi ile iletişim halinde olmayan bir yöneticinin, işçinin eline bahane yaratabilecek kozlar vermesi halinde, işçi kartları kendi lehine çevirmek isteyecektir. İhtiyaçları giderilemeyen personel, imalatı istediği gibi yönlendirecek, amirlerine karşı direnç göstermekte zorlanmayacaktır.
İşverenlerin olumlu ya da olumsuz personeli ile diyalogda olduğu durumlarda pek istenilmese de duygusal bağlar gelişebilmektedir.
Bu nokta da bazı önemli hususlar dikkatimi çekiyor. Eğer işveren iseniz yaşınızın önemi kalmıyor. Kararınız yanlış olsa da öneriler gelir ama yinede dediğiniz dediktir. Lakin işverenin atadığı bir yöneticiyseniz yaş faktörü öne çıkmakta.
Ortalamanın altında bir yaştaysanız eğitim ve önceki tecrübelerinizde edindiğiniz bilgi birikiminin size bir üstünlük sağladığı söylenemez. Göreviniz gereği kullandığının tatlı sert üslup kabul edilemez oluyor.
Bir şekilde personel ile diyalogda olup, onların mesai saati içerisinde çalışma istediğine zarar vermeden kontrol altında olduklarını hissettirmeniz gereklidir.
Bu durum için denemiş olduğum yöntem, kendime özel hazırladığım form ve iki saatte bir dolaştığım personelin hangi işleri yaptığını forma kaydetmem. Şuan için hangi personelin ne iş yaptığını, hangi saatler arasında bir motivasyon kaybı olduğunu görebiliyorum. Lakin eksik olan kısımların olduğunu farkettim. Eğer empati kurma konusunda bir hata yapmıyorsam, kontrol edildiklerini hissettiklerini görebiliyorum.
Peki hırçın personel faktörü ne durumda?
İşverenin isimini vererek kendini ustabaşı ilan edenler, kendi karar mekanizmasını kurup, kendini fazla mesaiye bırakanlar, altında personel çalıştırmak isteyenler ne durumdalar?
Onlar üzerinde iktidar kurmak kırıcı ve yorucu bir süreç. Sabredebilene mutlu bir son muhakkak. Sürecin hızlanması ise üstlerinizin size verdiği güç ile sağlanabilir. Hırçın işçinin kontrolü zordur. Onun size sözlü yada fiziki müdahalesi an meselesidir. Aradaki farkı burada görmek gerekir.
Üniversiteler kişinin karakter olarak gelişmesinde önemli bir dönemdir. Farklı yörelerden ve kültürlerden insanlar ile kurulan arkadaşlıklar, daha elit bir çevre edinme çabası sayesinde işçi ile yönetici arasında farklar ortaya çıkıyor. Sizin sükunetiniz o kişiyi rahatsız eder her daim ki sizi kışkırtmak için mutlaka taciz etme yolları arayacaktır.
O kişilere kendinizi ispatlamak zorunda asla değilsiniz, ama size mukavemet göstermesine rağmen, hala aynı firmada çalışıyor olmanız da sizin konumunuzu sorgulamanıza neden olur.
O şahsi arabasıyla gider, siz minibüs ile, o patronun yanında bacak bacak üstüne atar siz esas duruşunuzu bozmazsınız, siz hata yapınca sürekli hesap verirsiniz, o her türlü kaçış yolu bulur…
Eğer üstleriniz size resmi olarak gerekli değeri vermez ise, sizi yönetme cesaretini göstermek ister.
Bu duruma çözüm olarak, imalat müdürüne yardımcı olduğumu, ilerki dönemde yönetici olacağımı hesaba katarak, onunla tartışmaya girmemek, hatalarını yazılı olarak beyan etmek şuan için mantıklı geliyor.
Bu noktada eğer üstleriniz “o an iş yürüsün , onlar birbirini yiyor ama işim oluyor”deyip susarsa kaybeden siz olacaksınız. Çünkü siz patronun şirketini daha verimli hale getirmeye çalışansınız. O ise o anlık parayı kazanmasını sağlayan kişi…

Henüz Yorum Yok

CEVAPLA