tesla imzası

Nikola Tesla ve Kablosuz Enerji

Umarım kablosuz enerji aktarımı teknolojisi  kısa sürede gelişip Dünya da yaygın olarak kullanılır. Aksi taktirde bu kablo karmaşası yüzünden temizlik konusunda annem beni yakında evden kovabilir.

Bir önceki yazımda  da bahsettiğim gibi bu konuda bir takım projeler yapılmış fakat sadece bir odada ki toplam gücü 50W olan cihazların ihtiyacı kablosuz olarak karşılanabilmiştir.

kablosuz enerji aktarımı

Tesla’ nın yaptığı deneyde  ise toplam gücü 10kW olan akkor ampullerin yanması sağlanmıştı. Yaklaşık 200 katlık bir fark söz konusu. Tabi Tesla’ nın bu projeyi yaptığı zamanki teknolojiyle şimdiki teknoloji arasında da dağlar kadar fark var. Sorunda tam olarak burada başlıyor.

Tesla’ nın projesinin bu devirde uygulanamamasının tuhaf bir sebebi var. Bulunduğumuz çağda teknolojinin bu kadar gelişmiş olması söz konusu sistemi rahatça uygulamamız için bir takım sorunlar çıkarıyor. ‘ Bu nasıl iş, teknoloji başka bir teknolojinin gelişmesini nasıl engeller ‘ dediğinizi duyar gibiyim. Evet doğru duydunuz. Gelişen teknoloji sayesinde uçakların ortaya çıkması, yüksek dikey yapıların inşa edilmesi, paraşütle uçup eğlenmek isteyen insanlar ve bunun gibi sebeplerden dolayı kablosuz enerji aktarımı şimdilik Tesla’ nın yaptığı deneylerden ibaret. Düşünsenize bir binanın 200. katında bilgisayarınızın başında oturmuş çalışıyorsunuz ya da evde temizlik yapan biri toz alırken camdan bir bakıyor şimşek tarzında şeyler çıkıp duruyor. Kim korkmaz ki böyle bir olaydan. Tamam elektrik çarpmıyor bunu uzmanlar ve bu işe merak salıp araştırma yapanlar biliyor olabilir. Zaten Tesla deneylerinde çektirdiği fotoğraflarla bunu bize ispat etti belki ama insanları buna ikna etmek çok zor olacaktır. Bunların dışında enerji kayıpları da çok olacağı için kablosuz enerji aktarımı şimdilik sadece deney aşamasında.

Sistemin günümüzde yapılan versiyonlarında radyasyon yayması engellenmiş ve volt değerinin düşük tutulması sağlanmıştır. Yani Tesla ‘nın deneylerinde ki gibi büyük şimşekler oluşmamaktadır. Bu da insanın içini bir nebze de olsa rahatlatıyor. Aslında bu şimşeklerin oluşmamasının sebebi çalışmaların büyük volt değerleriyle yapılmamasıdır. Şehirler arası kablosuz enerji aktarımı deneyleri yapılsaydı içinde bulunduğumuz çağdaki teknolojiyi kullansak bile bu sonuç kaçınılmaz olabilirdi.

Kablosuz enerji aktarımı yaygınlaşırsa hem ortalıkta ayak bağı olan kablolardan hem de kablo maliyetlerinden kurtulmuş olacağız. Özellikle de ofis tarzı yerlerde aşırı derecede kablo bulunması sebebiyle bazı elektrik arızalarının bulunması bile çok fazla vakit kaybına neden olabiliyor. Bu da işlerin aksamasına ve çalışanların motivasyon kaybına neden oluyor. Kablosuz enerji aktarımı hayatımızdan pilleri de çıkarabilir. Bu sayede insanlar bir zararlı maddeden daha kurtulabilir. Ayrıca elektrikten dolayı çarpılma olaylarının da azalması söz konusu. İşte bu sebeplerden dolayı kablosuz enerji aktarımı teknolojisinin bir an önce hayatımıza girmesi gerekiyor.

Bu sistemin avantajlarının yanında dezavantajı olabileceğini de düşünüyorum. Örneğin kalp pili kullanan hastalar gibi manyetik alana maruz kalmaması gereken kişiler için kablosuz enerji aktarımı sakıncalı olabilir. Açıkçası uzmanlar bu konu üzerinde çalışmalar yapıyor mu öğrenemedim. Araştırmalar yaptım fakat uygulamanın bu konuyla ilgili her hangi bir bilgisine ulaşamadım henüz.

Enerji iletimi alıcı ve vericinin aralarında belirli bir frekansta manyetik alan üretmesiyle gerçekleşir. Alıcı ile verici arasında rezonans durumu varsa enerji alışverişi çok daha güçlü olur.  Sistemde rezonansı farklı cisimler veya diğer sistemlerle etkileşim yok denecek kadar az.

Kablosuz enerji aktarımında kullanılan devre elemanları aşağıda verilmiştir.

  1. Güç mosfeti.
  2. Yüksek güçte dirençler.
  3. Akım değeri yüksek ileri yönlü  diyotlar.
  4. Akım değeri yüksek bobinler. (Direnç ve kapasitif tip)
  5. Kutu tip kondansatörler.
  6. Devreye enerji gelip gelmediğini anlamamızı sağlayan LED.
  7. Sigortalar.
  8. Anahtarlar.

Bu bilgilerden sonra kablosuz enerji aktarımı sistemi ile ilgili yazmayı düşündüğüm 3. yazı dizisinde, uygulamanın yapım aşamasını elimden geldiğince anlatmaya çalışacağım.

     Umarım keyifle okumuşsunuzdur. İyi çalışmalar…

Yazan: Serdar Durmuş

Henüz Yorum Yok

CEVAPLA