Mobil Tüketim Mutlusu: Homo Sapiens Mobilus

0
385

Sanal İkametgâhlar Diyarı

Sabahları uyandığımız andan geceleri uyuyana kadar geçen süre içerisinde bizi modern hayata bağlayan uzuvlarımızla mutluyuz. Entelektüel bir evrimi tetikleyebilecek kadar etkili olan bu “mobil” imkan aslında kabaca dünyanın sadece %10’u için geçerli.

Bugün yaşamlarımıza bir anlam katmak istediğimizde adeta başka bir sanat dalına adım atmamız gerekiyor. Temel iletişim ihtiyacımız bir kenarda dursun, ilerleyen teknoloji aslında bizi üretim yerine tüketim tabanlı yaratıklar haline getiriyor. Bu bağlamda doğru yaptığımızı düşündüğümüz bütün tercihler aslında uzaktan bakıldığında bizi kitlesel bir tüketim unsuru olmaya hazırlıyorlar.

Bu hazırlık sürecinde ise eksikliğini hissedeceğimiz ikametgâhlarımızın yerini mobil uzuvlarımız alıyor. Sanal diyarda akıllı telefonlarımız bizlere ev sahipliği yapıyor. Böylece bu cihazlar bizim ürettiğimiz bileşke içeriğin raf çeşitliliği arasında tüketimin hızlandırıcısı olarak yine bizi kullanmış oluyorlar.

2d99a44

Mobil Tüketim Mutlusu

Üzerimize “bilinçli tüketici” mantomuzu giydiğimiz zaman kendimizi ucuzcu bir koleksiyoner bakış açısıyla yaşayan, böylece “mobil tüketim mutlusu” bir birey olarak nitelendiriyoruz.

Ortalama bir “Mobil Tüketim Mutlusu” olarak, fikri satın almak için önce %51 oranında kendi sanal ikametgâhımıza teslim edilen pazarlama tekliflerini değerlendiriyoruz. Bu tekliflere her şey dahil; bir perakende sosyal sorumluluk projesi olabildiği gibi toptan satılan devlet propagandaları da olabiliyor.

Artık sıra kullanmadığımız bir dünya özelliği olan ürünleri satın almaya geldiğinde bilinçli bir tüketici tavrını takınarak sosyal medyadaki yorumları okuyoruz. Ardından tıpkı bizim gibi kullanmadığı onca özelliğe sahip o ürünü almış arkadaşların tecrübelerini dinliyoruz. Daha daha sonraları da raf araştırması yaparak en uygun fiyata aynı ürünü bulup satın alıyoruz.

 

Homo Mobilus: Kendi Tercihimi Kendim Seçiyorum!

Bu noktada felsefi bir tartışmaya varıyoruz; mutluluk ve yaşamın anlamı… Homo Sapiens Mobilus olarak satın aldığımız son model mobil uzuvlarımızın işlevsellikleri sayesinde kafamızı bambaşka bir dünyanın içine sokuyoruz. Baktığımız bu dünyada bize tercihlerimiz yerine genel-geçer kalıplar empoze ediliyor. Biz de hangi kalıbın içine gireceğimizi seçerken seçimlerimizin özgür olduğuna inanıyoruz.

Aslında bu noktaya geldiğimizde Homo Sapiens Mobilus’un, yani “Mobil Tüketim Mutlusu”nun elinde fikirlerine özgürlük sunabilmek için sadece iki alet kalıyor. Birisi makul aklı kullanmak, diğeri ise hissettiklerine kulak vermek. Aslında sisteme karşı savaşmak gibi romantik hayaller de kurabiliriz, fakat tüketim evreninde sadece bir yaprak olmamak için rasyonel davranmak daha faydalı.

Felsefenin bile perakende mal haline geldiği günümüzde “Rasyonel Sadeleşme” nesiller boyu sürecek bir çözüm harekatının ilk cephesi olarak önümüzde duruyor…

Bu mecrada yazıyı daha fazla uzatmak yerine kısa bir özet geçmek isterim. Hayal kurarken peşin olup vadeli şekilde hayallerimizi satın almak yerine; vadeli hayaller kurup her vadeyi peşin olarak satın alabiliriz. Bu iradeyi kendi içimize işledikten sonra yakın çevremize de irade beyanında bulunarak ilk adımı atmış oluruz. Tükettiğimiz bütün ürünlerin fiyatı ve değeri arasındaki makası kapatabilme yolunda yaşarsak sevdiklerimizi de kendimizle birlikte daha hafif hissetmeye başlayacağız.

Başka bir yazıda görüşmek üzere.

Henüz Yorum Yok

CEVAPLA