Mobil Tüketici: Homo Sapiens Mobilus

0
559

Sanal İkametgâhlar Diyarı

Sabah uyanmamızdan akşam yatana kadar geçen sürede “modern” hayat ile bağlantı uzvumuz mobil araçlarımızla mutluyuz… Bu imkan kabaca dünyanın %10’u için geçerli olsa da entelektüel bir evrimi tetikleyebilecek kadar etkili.

Günümüzde, yaşamı anlamlandırmak bir sanat dalı gibi konumlanıyor önümüzde. Temel iletişim ihtiyacımız adeta ayrı bir bilgelik edebiyatı… Üretim yerine tüketimi kendimizi gerçekleştirmede kullanıyoruz. Tercihlerimiz kitlesel tüketim unsuru olmamıza yönelik hazırlık adımları gibi görünüyor.

Bu süreçte ise mobil uzuvlarımız akıllı telefonlar ise bize sanal diyarda kendimize bir ikametgah adresi bulabilmemizi sağlıyor. Sonuçta, bu sanal ikametgahlarımız, insanlığın ürettiği bileşke içeriği tüketimin hızlandırıcısı olarak kullanırken bize perakende raf çeşitliliğinde sonsuz renklere erişimi sağlıyor.

 

Mobil Tüketim Mutlusu

“Mobil Tüketim Mutlusu” olarak nitelikli içeriğin reprodüksiyonlarını satın alan ucuzcu koleksiyoner bakış açısıyla yaşamaya ilişkin hikayeler kurgulamaya çalışıyoruz. Bu kurguda bilinçli tüketici mantomuzu üzerimize giyiyoruz tabii.

Ortalama bir “Mobil Tüketim Mutlusu”, fikri satın almak için önce %51 oranında kendi sanal ikametgâhına teslim edilen pazarlama tekliflerini değerlendiriyor. Bu tekliflere her şey dahil; bir perakende sosyal sorumluluk projesi olabildiği gibi toptan satılan devlet propagandaları da olabiliyor.

Mobil Tüketim Mutlusu, kullanmadığı onlarca özelliği olan ürünleri almaya ise bilinçli tüketici tavrıyla öncelikle sosyal medya yorumlarını okuyarak karar veriyor. İkinci sırada kendisi gibi özelliklerini kullanmadığı ürünleri alan arkadaşlarının tecrübeleri geliyor. Sonrasında ise raf araştırmaları geliyor.

Bu grubun anket cevaplarında reklam kampanyalarından pek de etkilenmediği cevabı görülüyor. Ancak aynı kitleyle yapılan odak grubu çalışmalarında aynı reklamların tüketim profillerini etkilediği anlaşılıyor !

 

Homo Mobilus: Kendi Tercihimi Kendim Seçiyorum !

Bu noktada felsefi bir tartışmaya varıyoruz; mutluluk ve yaşamın anlamı… Son model “Homo Sapiens Mobilus” olarak mobil uzuvlarımızın işlevselliği ile kafamızı sokup baktığımız dünya bize tercihler yerine kalıpları öneriyor. Seçimlerimiz hangi kalıbın içine gireceğimizi belirlemekle sınırlı kalıyor. Kitlesel pazarlama ve reklamcılık sosyal yaşamımızdan işine gelen sosyal imleçleri paketleyip harmanlayarak tüketim kalıplarını bize hazırlıyor.

Bu durumda “Modern Tüketim Mutlusu” ya da latince adıyla “Homo Sapiens Mobilus”un özgürleşmek için elinde 2 araç kalıyor. O da hissettiklerine kulak vermek ve makul aklı kullanmak. Sistem savaşçısı olmak gibi romantik hayaller ancak tüketim içeriği evreninde bir sayfa olmaya yarayabildiği için rasyonel olmakta fayda var.

Felsefenin bile perakende mal haline geldiği günümüzde “Rasyonel Sadeleşme” nesiller boyu sürecek bir çözüm harekatının ilk cephesi olarak önümüzde duruyor…

Özetle, şu an için sadece kendi seçimini tercih etmeyi engelleyebilecek faktörleri azaltmak için akıllı bir operasyon yürütmek biraz irade ile mümkün görünüyor. Örneğin, vadeli hayal kurmaya başlayıp peşin harcayarak ve bu yolda kendimize ve yakın çevremize irade beyanında bulunmakla ilk adımı hemen atabiliriz.

Sadece tükettiğimiz malların fiyatı ve değeri arasındaki makas üzerinde düşünmeye başlamak bile tarafını belli etmek adına ve kendimizi sevdiklerimizle beraber daha hafif hissetmeye başlamamız için kolaylaştırıcı olacaktır.

kaynak

Henüz Yorum Yok

CEVAPLA